Sertleşme Sorunu görülme sıklığı nedir?
Yapılan çalışmalarda sertleşme sorunu sıklığının %19-52 oranında olduğu gösterilmiştir. Yine bu çalışmalarda, sertleşme sorunu görülme sıklığı (yıllık her 1000 erkek başına yeni görülen vaka sayısı) 19,2 ile 65,6 olarak verilmektedir. Çalışmaların farklı sosyo-ekonomik ve kültürel yapılardaki ayrı coğrafyalarda yapılması bu geniş aralıktaki görülme oranını açıklamaktadır.
Türkiye’de yapılan çalışmaların sonuçlarına göre 40 yaş üstü erkeklerin % 34’ü erektil disfonkisyon (sertleşme sorunu) ‘a sahiptir. Bu oranlarla 2020 verilerine göre yaklaşık 12 milyon olarak bildirilen Türkiye’deki 40 yaş üstü erkek nüfusunun, 4,8 milyonunun sertleşme sorunu ile karşı karşıya olduğunu söylemek mümkündür.
3-) Penis İçi Enjeksiyon:
Sertleşmeyi sağlayıcı ilaçların (papaverin, alprostadil gibi) penise ince uçlu enjektörle uygulanmasından oluşmaktadır; ve ‘kendi kendine enjeksiyon olarak tanımlanmaktadır. Alprostadil (prostaglandin E1), papaverine göre daha etkin ve yan etkisi daha az olan ilaçtır. Bu tedavi modelinde önce düşük dozlarla ve sağlık çalışanı gözetiminde uygulamalar yapılır. Bu sayede hastaya uygulama öğretilir ve uygun doz belirlenir. Başarı oranları %80’ lere varmaktadır. Yan etki olarak peniste ağrı, fibrozis (nedbe dokusu oluşumu), sersemlik hissi görülebilmektedir.
4-) Penis Protezi:
Bir diğer tedavi yöntemi de hastalar arasında ‘mutluluk çubuğu’ olarak da bilinen penis protezinin hastanın anatomisine uygun bir şekilde cerrahi olarak yerleştirilmesidir. Bu tedavi, sertleşme sorunun mutlak çözümüdür. Penis protezi; pompa, hazne ve iki adet silindirden oluşan üç parçadan veya iki parçadan oluşan tipleri vardır. En iyi sertliği ve esnekliği sağlayan ve doğal forma en yakın olarak kabul edilen 3 parçalı protez tercih edilmektedir. Hasta memnuniyeti %90-100 arasında iken partner memnuniyeti de %95 ‘lere varmaktadır. En önemli komplikasyonlardan olan protez enfeksiyonu yeni teknik ve antibiyotik kaplı protezlerin ortaya çıkması ile %1-2 oranına indirilmiştir.
5-) Şok Dalga Tedavisi (Li-ESWT):
Şok dalga tedavisi sertleşme sorunu tedavisinde son on yılda ön plana çıkan yeni tedavilerden biridir. Bu tedavide vücut dışarısından penise yönlendirilen şok dalgaları kullanılmaktadır. Bu amaçla kullanılan birden çok cihaz bulunmaktadır. Kullanılan tedavinin akustik basınç dalgaları yayarak uygulanan bölgede damar, sinir ve düz kas dokularının yenilenmesini sağlar.
6-) Kök Hücre Tedavisi:
Kök hücreler sınırsız çoğalma yeteneği olan, birden fazla hücre çeşidine dönüşebilen, kendini ve salgıladıkları faktörler ile çevresindeki dokuları yenileyebilen hücrelerdir. Kök hücre tedavileri son 20 yılda birçok hastalığın tedavisinde yenilikçi bir yöntem olarak ortaya çıkmaktadır. Erektil disfonksiyon tedavisi için kullanımında kök hücreler genellikle mezenkimal kaynaklıdır ve yağ dokusundan elde edilir. Kök hücreler enjekte edildikleri bölgede salgıladıkları faktörler sayesinde çevre dokularda bazı değişikliklere yol açar. Birçok çalışmada kök hücre tedavisi ile hücrelerde büyüme, çoğalma ve yaşam sürelerinde uzama izlenmiştir. Ayrıca enjekte edildikleri bölgede yeni damarlanma, sinirlerde rejeneresyon, epitel dokusunun yeniden oluşumu ve immun sistem düzenleyici etkileri bildirilmiştir. Kök hücreler hastanın kendisinden elde edildiği için vücutta reaksiyona yol açmaz ve yan etkileri gözlenmez.
7-) Platelet Rich Plasma (PRP) Tedavisi
Plazma ve platelet alınan kan örneğinin santrifüj edilmesi ile kanda bulunan diğer elemanlardan ayrılmaktadır. Geride kalan bu plazma ve plateletten zengin sıvı içerisinde bol miktarda büyüme faktörü içermektedir. Bu biyolojik moleküller penisin kas, sinir ve damar dokusunda hücre yenilenmesini artırarak onarıcı etkisi olduğu düşünülmektedir. Santrifüj edilerek elde edilen plazma penisin içerisindeki kan ile dolup sertleşmeyi sağlayan dokularına (korpora kavernoza) enjekte edilerek kullanılır. PRP içerisinde vasküler endotelyal büyüme faktörü (VEGF), platelet büyüme faktörü (PDGF), epidermal büyüme faktörü (EGF), insülin benzeri büyüme faktörü (IGF) ve fibroblast büyüme faktörü (FGF) tespit edilmiştir. Birçok deney hayvanı ve insan çalışmasında bu faktörlerin erektil fonksiyon üzerine olumlu etkisi olduğu gösterilmiştir. Özellikle VEGF’nin, peniste sertleşmeyi sağlayan ana basamak olan nitrik oksit üretimini artırdığı ve penisin ana sinirlerinde onarıcı etkisi olduğu bildirilmiştir. Çalışmalarda ciddi bir yan etki rapor edilmemiştir.
“Restoratif tedavi grubu olarak isimlendirilen kök hücre ve PRP tedavileri, güncel literatür göz önüne alındığında ‘deneysel’ düzeyde ele alınmaktadır. Bu tarz tedavilerin günümüzdeki uygulamaları, sadece iyi tasarlanmış bilimsel çalışma protokollerinde ve araştırma amaçlı olmak üzere mümkün görülmektedir.
. Sertleşme Sorunu (Erektil Disfonksiyon) ile birlikte görülen hastalıklar ve risk faktörleri nelerdir?
Bazı durumlarda daha sık görülür:- İleri yaş
- Obezite (fazla kilolu olmak)
- Sigara tüketimi
- Aşırı alkol tüketimi
- Yüksek tansiyon (hipertansiyon) hastalığı
- Şeker hastalığı (diabetes mellitus)
- Kan yağlarında yükseklik (dislipidemi, kolesterol yüksekliği)
- Kalp-damar hastalıkları
- Depresyon
- Anksiyete, stres
- Sertleşme üzerine olumsuz etkili ilaç kullanımı (bazı antidepresanlar, bazı tansiyon ilaçları vb.)
- Geçirilmiş cerrahi operasyonlar (özellikle prostat, mesane, kalın barsak kanseri operasyonları)