Blog

Kronik prostatit nedir?

15.02.2022
Kronik prostatit nedir?

Her hastaya özel uyguladığımız İSTANBUL PROSTATİT TEDAVİ PROTOKOLÜ ile prostatit tedavisinde etkili ve yüz güldüren sonuçlar alıyoruz. Bu hastalığa muzdarip olup uzun yıllar kronik prostatit teşhisi ile yaşayan hastalarımızın yaşam kalitelerini artırmaya yönelik tedaviler hakkında bilgi için hemen iletişime geçin.

Prostat bezi mesanenin altında yer alan büyüklüğü ceviz kadar olan bir organdır. Prostat bezinin asıl görevi idrar tutmak için mesaneye destek olması ve özellikle sperm hücrelerinin dışarı giderken korunacağı sıvıyı salgılamasıdır.

Normalde prostat büyümesi 45 yaşından sonra başlamasına rağmen bazen daha erken yaşlarda başlayabilir.

Prostat bezinin 3 temel hastalığı vardır.

  1. Özellikle 45 yaşından sonra başlayan büyümeye bağlı idrar kanalını sıkıştırması ve bunun sonucunda hastanın idrar problemlerinin olması. Erkeklerin en az yarısında 50’ li yaşlardan sonra görülen bu hastalığa Prostatın Büyümesi yani BPH adı verilmektedir.

  1. Prostat Kanseri. Daha az sıklıkta görülmesine rağmen hayatı tehdit edebilecek seviyelere gelebilmektedir. Daha çok genetik faktörler ve prostatın iltihaplanması neden olabilmektedir. Genellikle 50’li yaşlardan sonra teşhisi konulur ve yaş ilerledikçe sıklığı artar. Yapılan bir çalışmada 85 yaşındaki erkeklerin %90’ında Prostat kanseri tespit edilmiştir.

  1. Prostatın en sık görülen hastalığı Prostat İltihabıdır. Bu iltihap çoğu zaman teşhis edilemediğinden ya da yetersiz tedavi verildiğinden kronikleşebilmektedir ve Kronik Prostatit adını almaktadır. Daha genel bir tanım yapılacak olursa 6 aydan fazla süren Prostat İltihabına Kronik Prostatit adı konulmaktadır.

Kronik prostatit nasıl tedavi edilir?

Kronik prostatit tedavi edilmeden önceki en önemli nokta hastanın içinde bulunduğu psikolojiyi anlamak ve ve bunun hastaya hissettirmektir. Çünkü hasta birçok doktora gitmiş veya Teşhis konulamamış ya da bu hastalığın tedavisi yok bununla yaşamaya alışmalısın denmiştir. Prostatit hasta grubu genellikle genç yaştaki erkekler olduğundan psikolojileri bu hastalığı kabul etmemekte ve yaşam kalitesi olarak kötü yönde etkilenmektedirler.

Hastaya gerekli güven verildikten çok dikkatli bir şekilde hasta dinlenmeli ve hastalığın oluşması için oluşan koşullar tespit edilmelidir. Örneğin korunmasız bir ilişki sonrası başlayan penis ucundan akıntı ve sonrasında yetersiz tedavi gibi. Bazen de hastanın kız arkadaşından ayrılması, çok üzülmesi ya da soğuk bir ortamda fazla kalması da bu hastalığı başlatabilmektedir.

Tedavinin ana prensibi sebebi bulmak ve ona göre tedavi stratejisi oluşturmaktır. Öncelikle hastanın böbrek mesane ve prostatı ultrason ile incelenir. Elle muayene ile testis ve penis kontrol edilir. Testis ile makat arasındaki bölgede ağrı olup olmadığı ya da perine bölgesinde kas spazmının varlığı kontrol edilir. Gerektiğinde prostat anatomisin net açığa çıkarılması ve prostat içinde kireçlenme bölgelerinin tespiti için transrektal prob ile makattan girilerek detaylı prostat incelemesi yapılır.

Bu aşamadan sonra parmak ile prostat muayenesi yapılarak prostatın ödemli ve ağrılı bölgeleri tespit edilir. Prostata masaj yapılarak penisten çıkan sıvı mikrobiyolojik incelemeye gönderilir. Burdaki amaç prostat içinde saklanan mikrobu tespit etmek ve buna yönelik tedavi planlamaktır. Eş zamanlı penisten gelen sıvıdan mikroskop altında lökosit ölçümü yapılır ve enfeksiyon derecesi tespit edilmeye çalışılır.

Hastadan tespit edilen mikroba göre (70% hastada tespit edilemeyebilir) tedavi planlaması yapılır. Tedavide ana amaç prostatın rehabilite edilmesi ve hastanın mevcut şikayetlerinin kalıcı olarak giderilmesidir.

Tedavide yoğun prostat masajı, antibiyotik, prostat içi OZON gazı ve Şok tedavi denilen ESWT uygulanır. Bu şekilde prostat içindeki tüm mikropların öldürülmesi, prostatın kanlanmasının sağlanması ve dokusunun yenilenmesi hedeflenir.

Kronik prostatit nedenleri nelerdir?

Kronik prostatitin temel nedeni bozulmuş olan prostat dokusunun uygun şartlar oluşunca tekrar tekrar ödemlenmesi ve iltihaplanmasıdır.

Hastalığın en büyük sebebi mikroorganizmalardır. Cinsel ilişki sırasında üretra (İdrar kanalı)’dan ilerleyen mikroplar ( Chlamidya, Mycoplasma, Enterokok, Candida, E. Coli, Virüsler, vs) prostat dokusuna kadar ulaşır. Bu aşamada bazı hastalarda penisten sarı yeşil akıntılar olur ve idrarda ciddi yanmalar gelişir. Hastalığın bu tipine mikroplardan kaynaklanan Prostatit diyebiliriz. Bu aşama çok önemlidir. Mikroğların prostat dokusunu bozmaya başlamadan önce yeterli bir şekilde tedavi edilmesi gerekmektedir. Aksi halde bu mikroplar prostat dokusu içine girmekte ve prostat içindeki kanalları tıkamaktadır. Mikroplar Uzun bir zaman belirti vermeyebilir. Ama dokusu bozulmuş olan prostat iltihaplanarak hastada çeşitli sıkıntılara neden olmaktadır. Çünkü prostatın anatomik yerleşimi mesanenin altındadır ve çevresinde penise giden sinir ağıyla beraber önemli damar yapıları vardır. Prostatitin bu çeşidine Bakteryel Prostatit adı verilir ve hastaların 30% bu kategoridedir.

Prostatitin en sık rastlanan çeşidi de Non Bakteryel Prostatit çeşididir. Acaba non bakteryel olan grupta da bakteri var da biz mi tespit edemiyoruz??? Bu konu dünyada hala tartışılmaktadır ve net cevabı henüz yoktur.

Non Bakteryel prostatit hastalarında aynen Bakteryel olan çeşidinde olduğu gibi şikayetler meydana gelir. Sadece sebep farklıdır. Örneğin, ıslak şortla uzun zaman kalmak, soğuk zeminde uzun zaman oturmak, yoğun bir stress, uzun zaman boşalmamak ya da boşalırken penisi sıkarak spermin çıkışını engellemek, mesane dolu iken ağırlık taşıma sporları yapmak, ciddi duygusal stresler(Ayrılık, gurbet) sayılabilir.

Tüm yazılar
WhatsApp'ta Yaz 0532 450 05 09